Hedeflediğim 200TL’ye ulaşılırsa bu oyunu tamamlayıp ücretsiz dağıtacağım. Elbette destek olanlara özel ayrıcalıklarla!

http://www.projemefon.com/proje/detay/242/2017 sayfasında hazırladığım videoyu da izlediğinizde, daha iyi fikir sahibi olacaksınız. Projenin samimi ve eğlenceli bir oyun olmasını amaçlıyorum, bugüne kadar yaptığım diğer projeler de sizlere teminatımdır. Saygılar…

Renkli Mecmua projesi sona erdi fakat son bir paylaşım daha yapmak istedim.
Bugüne kadar blogumda yazmış olduğum en ilginç yazıları okuyabileceğiniz bir e-kitap yayımladım. Umarım hoşunuza gider. Linkteki çeşitli kaynaklardan indirebilirsiniz.
http://www.multiupload.nl/A3HJLV9UZF

Renkli Mecmua projesi sona erdi fakat son bir paylaşım daha yapmak istedim.

Bugüne kadar blogumda yazmış olduğum en ilginç yazıları okuyabileceğiniz bir e-kitap yayımladım. Umarım hoşunuza gider. Linkteki çeşitli kaynaklardan indirebilirsiniz.

http://www.multiupload.nl/A3HJLV9UZF

Bundan tam dört yıl önce, blog projeme başladığımda yazdığım ilk yazıda şöyle bir cümle kurmuşum:
…hayata dair fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Belki bir gün birilerinin işine yarayacak bir şeyler söylerim. Ne demişler… “Bazen fark yaratmak için tek bir insan yeter.”
Hayatta bazı şeyleri ne zaman sonlandırmanız gerektiğini hissedersiniz. Blog projemin artık bir fark yaratmadığını ve yavaş yavaş zincirin bir halkası haline geldiğini fark etmem üzerine, bu kararı verdim.
Böylece “Renkli Mecmua” maceramız sona erdi.
Bu macerada bana destek olan, yazdıklarımı sıkılmadan okuyan herkese teşekkür ederim.
Bugüne kadarki bütün yazı ve paylaşımlarım erişime açık olacaktır. “tayfuntuna.com” web sayfam yakında yenilenecek, yeni hâliyle bütün çalışmalarımın toplandığı bir profil niteliği taşıyacaktır. 
İnzivaya çekildiğim düşünülmesin, sadece “az laf, çok iş” mantığına sarılmak istiyorum. Saygılarımı sunarım. Sorularınız için: http://ask.fm/tayfuntuna87

Bundan tam dört yıl önce, blog projeme başladığımda yazdığım ilk yazıda şöyle bir cümle kurmuşum:

…hayata dair fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Belki bir gün birilerinin işine yarayacak bir şeyler söylerim. Ne demişler… “Bazen fark yaratmak için tek bir insan yeter.”

Hayatta bazı şeyleri ne zaman sonlandırmanız gerektiğini hissedersiniz. Blog projemin artık bir fark yaratmadığını ve yavaş yavaş zincirin bir halkası haline geldiğini fark etmem üzerine, bu kararı verdim.

Böylece “Renkli Mecmua” maceramız sona erdi.

Bu macerada bana destek olan, yazdıklarımı sıkılmadan okuyan herkese teşekkür ederim.

Bugüne kadarki bütün yazı ve paylaşımlarım erişime açık olacaktır. “tayfuntuna.com” web sayfam yakında yenilenecek, yeni hâliyle bütün çalışmalarımın toplandığı bir profil niteliği taşıyacaktır.

İnzivaya çekildiğim düşünülmesin, sadece “az laf, çok iş” mantığına sarılmak istiyorum. Saygılarımı sunarım. Sorularınız için: http://ask.fm/tayfuntuna87

Kader

Kader kavramına surat ekşiten, onu anlamayan insanlar için üzülüyorum; onların inancını sorguladığım için değil, kaderin açıklamasının çok basit olmasına rağmen hiçkimsenin onlara doğru dürüst açıklamaması yüzünden.

Öncelikle, herkesin bildiği tanım: Kader, her birimizin hayatta ne yapacağının belli olmasıdır. Bu basit tanım ne yazık ki yeterli değildir hatta yanıltıcıdır.

Kader aslında “bilgi”dir.

“Hayatımın kontrolü benim elimde!” mi diyorsunuz?

Doğru.

Hayatınız gerçekten sizin elinizde. Yaşadığınız hiçbir şey siz yapasınız diye önceden yazılmadı, ama aynı zamanda hepsi yazılı. Zaman kavramından bağımsız bir yaratıcıya inanıyorsanız, onun en başta ve en sonda olup bitenleri de kusursuz olarak bildiğini kabul etmiş olursunuz.

Örneğin bir futbol takımıysanız, hangi takıma kaç gol atıp ne kadar yükseleceğiniz sizin elinizdedir ama kader, Allah’ın bütün maç sonuçlarını ve tüm liglerin şampiyonlarını zaten biliyor olmasıdır. 

Kısacası kader bir bilgidir, bizim kendi kararlarımızla yaşadığımız hayatlarımızın bir dökümüdür. Allah bu bilgiye sahiptir fakat biz değiliz. Hepimiz zamanın akışına bağlıyız. Bu bağlamda henüz yaşanmamış her şeye müdahale edebiliriz. Aldığımız her nefes de bizim elimizde. Elimizde olmadan başımıza gelen her şey (ölüm dahil) aynı şekilde kaderdir, yani “bilgidir”, sadece biz bilmediğimiz için başımıza geldiği an öğreniriz. Bu mantığı sindirdiğiniz an, kaderle ilgili bütün sorulara cevap bulabilirsiniz.

Kaderin sloganı şu olmalı:

“Yazılı olduğu için yapmadınız. Siz yaptığınız için yazılı.”   

Hayatın ve kararlarınızın tadını çıkarın.

Dipnot: Kaderi anlamasını istediğiniz insanlar için bu yazıyı reblog edebilirsiniz.

GAMERS: Yeni İncelemeler!

 

Ailenizin oyun kültürü yazarı Tayfun Tuna’dan, iki yeni oyun incelemesi!

S.T.A.L.K.E.R. incelemesini okurken, eğer hala oynamamışsanız nasıl bir oyun kaçırdığınızı göreceksiniz. Orcs Must Die! incelemesiyle de, strateji ve aksiyonu bir araya getiren baldan datlı yeni bir oyun keşfedeceksiniz!

O zaman, buyurun buradan yardırın!

STALKER incelemesi: www.gamers.com.tr/haberler/stalker-soc.html

ORCS MUST DIE incelemesi: www.gamers.com.tr/haberler/orcs-must-die.html

Bütün ömrünüzü bu yüz ifadesi ile geçirdiğinizi düşünsenize.

Bütün ömrünüzü bu yüz ifadesi ile geçirdiğinizi düşünsenize.

Hani “Üstüne para verseler almam” deriz ya bazen…

Hani “Üstüne para verseler almam” deriz ya bazen…

Muhtelif: Bonomo

Bizim Eurovision şarkılarımızda neden mutlaka “Na ni na ni, tey tey, rimi rimi ley” gibi öbekler olmak zorunda? ve bu Bonomo neden daima müziğe çocukken merak salmış kolejli genç edasıyla sırıtıyor?

Dipnot: Araştırdım, müziğe çocukken merak salmış hakikaten. Neyse, Belçika’dan 12 puan alıp döneriz artık.

GAMERS: Borderlands İncelemesi

Biz ikincisini beklerken, siz Borderlands‘i hiç oynamadınız mı? Ne kadar iyi olduğunu görmek için, dumanı üstünde taze inceleme yazımı okuyabilirsiniz:

http://www.gamers.com.tr/haberler/borderlands.html

 

Captain Tsubasa II -Rio Cup Medley- (by ferdk16)

Dinleyince gaza gelmemek mümkün mü breh. Tarihin tek RPG-futbol oyunu Captain Tsubasa’nın şahane musikisi!

Başta bi’tanecik aşkım ve canım anam olmak üzere, kadın olmayı bilen bayanların kadınlar gününü kutlarım. Bütün kadınların kadınlar gününü kutlayamam, çöpe bebek atanı da var takdir edersiniz.

Source: Tayfun Tuna

Alet Edevat: Nokia N97

Geçen aylarda hafiften cortlayan Nokia 5800 telefonumu takas ettiğim Nokia N96 da hafiften tırtlayınca, onu da birine verip (yani uygun fiyat veren birine :P) kendime ikinci el bir Nokia N97 aldım.

Özetle 5800’ın kızaklı klavyelisi ve daha güzel kameralısı demem yeterlidir. Biliyorum dokunmatikten sıkıldım demiştim ama klavye beni cezbetti ve yazılımsal olarak geri kalmak istememiştim (Foursquare yazılımı eski sürüm Symbian sistemlerinde sıkıntılı mesela). Sonuç olarak 230 liraya N97 bulunca kaçırmadım, ne yapayım.

Bu telefon hakkında ciddi tartışmalar vardı, sebebini anlayabiliyorum. Ben 230 lira verip aldığım için gayet memnunum ama zamanında adamlar bunu 1500 liraya aldılar, onlar isyan etmekte haklılar. Yanlış yaptın Nokia. Yine de N97 güzel. Sayılır.

Yakında, güne bu manzarayı görerek başlıyor olacağım.

Yakında, güne bu manzarayı görerek başlıyor olacağım.